Serdar Kaynak,

Madde-form-fonksiyon üçlüsünün bileşkesini önemli ve gerekli bulan Kaynak, heykellerinde maddenin doğasına sadık kalarak, onları zorlamadan düşsel gerçeklerden nesnel gerçeklere dönüştürmenin yollarını arar.

Oluşturmaya çalıştığı ikilemlerde biçim kontrastlıkları arasındaki denge güçlü bir ifade oluştururken, dingin ama iç dinamizminden aldığı enerjiyle, hareket etkisi sağlar. Heykel de ne, niçin gerekiyorsa öyle düşünür ve bunu denerken hiçbir şeyden kaçınmaz. Heykellerini isimlendirmesi de kendisinin yaşam içindeki ve karşısındaki tavrının ipuçlarıdır. İnsandan, zamandan ve tarihten yanadır.

Sanatçı, yeniliği ve değişimi savunurken, savrulup giden zaman içinde ve sanallaşan bir dünyada, soyut değerleri heykelleştiriyor, içinde bizi bulduğumuz; zamanla değişerek ve gelişerek…